Şiir olmuşsan eğer sen, yalnızlığım bir gemidir sensizlik denizinde..

İbrahim Sadri

Rast Gele Şiir

Kırmızı Araba
 
Süleyman karabıyıklı bir işçidir
ve bu karabıyıklı süleyman’ın hikayesidir
iş bulduğu günlerde evine dik dönmekte
ve götürdüğü ekmeği yemektedir
karısı neriman ve oğlu cevahir’le birlikte

ne kadar zalim esse de rüzgarı
ne kadar belini bükse de ekmek parası
aslan gibi bir adamdır işçi süleyman

Onun cevahir’i vardır
cevahir altı yaşındadır
çünkü gözleri çakmak çakmaktır
çünkü süleyman’a bir başka bakmaktadır

Bir pazar sabahı
tutar babası süleyman cevahir’in elinden
ve yanında kader yoldaşı karısı neriman
çıkarlar gezmeye İstanbul’u inadına
bir yol düşünür süleyman
ulan bu bahtı kapalı kentte yürümek de parayla değildir elbette
üstelik neriman’a hanidir istediği o naylon terlikle
canından özü cevahir’ine bir gazozla bir simidi alabilecek kadar
parada vardır cepte

Yürürler İstanbul şehrinin kalbine
önce neriman’ın naylon terliği alınır bir seyyardan
sonrada beğenirler simidi en hasosunu umutları cevahire

anlatır işçi baba süleyman
iş ararken adım adım arşınladığı sokakları
bak cevahir işte şu yenicami
hem cami hem güvercinlerinin bakması nasılsa bedavadır

bak cevahir şu dumanı tüten vapur
şu çığlık çığlığa ağıt yakanlar martılarıdır
hem vapurun dumanı hem vapurun düdüğü de bedavadır
bak cevahir şu uzakta görünen de köprü
geçmesi değilse de onun da bakması bedavadır

o pazar günü
karabıyıklı işçi süleyman
karısı can yoldaşı neriman
ve gözleri çakmak çakmak olan oğulları cevahir
gezerler İstanbul şehrini böyle bedava

ve birden mumun alevi söner
İstanbul’un yalanı biter
nasıl olur bilinmez takılır cevahirin gözü
bir oyuncakçı vitrininde pırıl pırıl yanan
kırmızı oyuncak arabaya
döner karabıyıklı dağ gibi babası süleymana
bana şu kırmızı arabayı alsana baba
alsana be süleyman canına can parçana
bir oyuncak araba alamayacaksan eğer
yuh olsun sana
nasıl olsa babası onu çok sevmektedir
işin belası küçük cevahir bunu bal gibi bilmektedir

bir vitrindeki kırmızı arabaya bakar süleyman
bir karısı nerimana
sonra takılır gözleri cevahir’in gözlerindeki umuda inadına
ulan alt tarafı bir oyuncak araba
dünya yansa yorganın yok içinde süleyman
alem çökse üstüne hayıfın çok süleyman
bakarsın cepteki son gazoz parasına
cevahirin o kocaman umuduna
yakışır şu kırmızı araba

bırakır karısı neriman’la cevahiri dışarda
girer iflah etmez umutla dükkana
sorar kara bıyıklı dağ gibi süleyman
usta şu vitrindeki nazlı gelin
şu zalimin ışıltısı
şu bahtımın karayıldızı
şu İstanbul ağrısı
şu cevahir’in çakmak çakmak gözleri
şu kırmızı araba
kaç para
bir süleymana bakar adam bir arabaya
çok para der hemşerim yani çok para
süleyman cebinde bir gazoz parası
yıkılmış bir dağ artığı bir tutam sonrası perişanlığı
döner kapıya çıkmak için dışarı
oğlu cevahir kırmızı arabayı getirecek babasını beklemektedir
nasıl olsa babası ordan o kırmızı arabayla çıkacaktır
nasıl olsa karabıyıklı dağ gibi işçi süleyman babasıdır
yani cevahirin gözünde o
dünyanın en güçlü dünyanın en zengin
dünyanın en büyük adamıdır süleyman

Ama süleyman eli boş çıkar dükkandan
hani kırmızı araba sorar hesap bulutlar dağa
nasıl desin süleyman nasıl desin adam yüreği
ben onu sana alamadım
benim ona param yetmedi diye
başlar ağlamaya cevahir
başlar bulutlar ağlamaya
yanar yerin yedi arzı ve güvercinler kalbi başlar kanamaya
ulan İstanbul yanar içinde süleyman’ın
sorar cevahir hani baba hani kırmızı araba
martıları gösterir süleyman
bak ne güzel uçuyor cevahir martılar havada
boşver kırmızı arabayı baksana
bakmaz martılara cevahir
bakar yangın gibi arabaya ama
bak der süleyman ne güzel uçuyorlar martılar havada
cevahir bir çocuktur küçük yüreğinde yer çoktur
takılır gözü martılara
gözünden sel olup akan kan rengi yaşlarını siler
evet der ne güzel uçuyor martılar havada
ve unutur gider cevahir kırmızı arabayı
unutur gider dalar gözleri martılara
cevahir unutur unutmasına ya
karabıyıklı dağ gibi işçi baba süleyman
ömür boyunca unutmaz o kırmızı arabayı
her gece döşeğine yattığında
uyumak için gözlerini kapadığında
demir lokma gibi bir kırmızı araba takılır durur kursağına
bütün ömrü boyunca

işte bu
karabıyıklı süleyman’ın hikayesidir
ve herkesin bir yerine bir gün bir süleyman acısı değmiştir
Puan ver:   1  2  3  4  5  6  7  8  9  10      Puan: 5,33    Hit: 7900
 
Bu şiiri Arkadaşına gönder
Adınız :
Arkadaşınızın Emaili :
   



İbrahim Sadri Şiirleri
Sırala:
Ad'a göre   Yeniden eskiye
Hit'e Göre   Puan'a Göre
  • Aldırma Reis
  • Eğer
  • Kırmızı Araba
  • Nan Gibi
  • Yalan
  • İstanbul’a Kar Yağıyordu  
  •